Amerika’da 3 Kasım 2026 tarihinde yapılacak ara seçimlerde, Demokratlar zafere daha yakın görünüyor. Yapılan anketlerin ortalamasına göre Demokrat Partinin oy oranı Eylül sonu/Ekim 2026 itibariyle Cumhuriyetçilerin yaklaşık 7-9+ puan önünde görünüyor. Sebeplerini inceleyeceğimiz bu oran, Cumhuriyetçilerin kan kaybından başka, bağımsızların da büyük ölçüde Demokratları tercih ettiğini gösteriyor.
Kongre’de Demokratların çoğunluğu elde etmeleri oldukça yüksek bir olasılık olarak görülüyor. 218’e karşı 214 üstünlükle Kongreyi temsil eden Cumhuriyetçilerin işi kolay değil. Genel anket ortalamalarına göre tahminler Demokratların 214’ün üzerine en az 15 koltuk kazanacağı yönünde. Daha iyimser görünen bazı anketlerde ise bu rakam 30’a yaklaşıyor.
Senato yarışı ise daha sıkı geçecek gibi görünüyor. Cumhuriyetçiler şu anda 53’e karşı 47 senatör ile çoğunluğa sahip durumdalar. Çoğunluk için Demokratların en az 4 adayı daha Senatoya sokabilmesi gerekiyor. Bu biraz daha zor olsa da imkansız görünmüyor Trump’ın ve Cumhuriyetçilerin 2024’te oylarını yükselttikleri Ohio, Iowa, Alaska, Kuzey Carolina ve Maine gibi eyaletler ile kararsız eyaletler, hatta incil kuşağının merkezi sayılan Cumhuriyetçilerin en kuvvetli olduğu Teksas’da bile ciddi sıkıntıları var.
Trump neden kan kaybediyor
Birinciliği yapılan yanlış ve haksız atamalara veriyorum. Gerek Cumhuriyetçiler gerek Demokratlar özellikle de Bağımsızlar, Trump’ın atadığı kifayetsiz ve liyakatsız bürokratlardan şikayetçi. Askeriye ve Federal Hükümet çalışanlarının büyük ölçüde ve hazırlıksız olarak işten çıkarılmaları, yeni gelen tecrübesiz yöneticilerin düşünmeden aldıkları kararlar, yapılan yanlışlar halkın tepkisini çekti.
Oldukça kısıtlı bir kelime hazinesi ile hemen her zaman benzer ifadelerde bulunan Trump’ın bir çok konuda yanlış ve bilinçli olarak doğru olamayan yönlendirmelerinin, makamına yakışmayacak ve tarihte pek de örneği görülmeyen kabalık, küstahlık ve hakaretlerle süslemesi, etik olmayan davranışlar ve yapılan gereksiz harcamalar, ona karşı olan tepkileri çoğalttı.
Trump’ın yaptıklarını genel anlamda destekleyen kitlenin ortalama oy oranı en iyimser anketlerde bile %37-39 arası görünüyor. Onaylamayanlar %60 oranında. Bu rakam, son yıllarda bir başkanın aldığı en zayıf onay oranını oluşturuyor. Destek oranının Cumhuriyetçiler içinde yapılan anketlerde bile %9-12 arası düşüş göstermesi yönetimi alarma geçirdi. Trump genel seçim havası yaratarak ‘’oy pusulularında benim adım yazılıymış gibi hareket edin’’ dedi ve hemen ardından parti kongreleri ile bağış kampanyalarına destek vermek üzere harekete geçti. Ara seçimi bir referendum havasına dönüştürerek kan kaybını durdurmak isteyen yönetimin bu konuda oldukça geç kaldığını düşünüyorum.
Ara seçimler yaklaşırken oyları etkileyecek en önemli gelişme elbette İran krizi oldu. Yükselen akaryakıt fiyatlarının enflasyon rakamlarına yansıyacak olması ve yaşanan belirsizlikler FED’in de faizleri yükseltmesine yol açtı. ‘’Savaş başladı, savaş bitiyor, anlaştık, kesinlikle anlaşmayacağız’’ gibi günlük demeçlerin olumsuz etkileri borsa’da spekülasyon şüphelerini yükseltti. Trump yönetimin gümrük vergileri için verdiği ani, değişken ve radikal kararlar maliyetleri yükseltti ve birçok küçük işletmelerinin kapanmasına yol açtı.
İlk başlarda sınırların daha güvenli olması konusunda bir görüş birliği varken, yabancı düşmanlığını körükleyen demeçler, göçmenlere karşı yapılan sert ve hukuk dışı müdaheleler, Cumhuriyetçiler içinde bile infial yarattı. 2020 ve 2024 yıllarında Trump’ı destekleyen İspanyol kökenli Amerikalı oyların büyük ölçüde azalacağı net olarak görülüyor. Afrika kökenli Amerikalılar, kadınlar, gençler ve bağımsızların, demokratlara yöneldiği de tespitlerimiz arasında.
Gündemin son konusu da ‘’Yapay Zeka’’!
Daha çok eğitim seviyesi yüksek ve beyaz yaka Amerikan seçmenin ilgi alanında olan yapay zeka konusunda yönetim net bir duruş sergileyemedi. Trump, yapay zekanın kontrollü bir gelişim göstermesini isteyen kesime karşı tepki göstermek yerine, bu konuda Çin, Rusya, Hindistan ve Kuzey Kore’nin nasıl bir çalışma içinde olduğunu anlatıp bir ortak akıl oluşturmaya çalışsaydı, sonuçlar en azından bu kesim için daha farklı olabilirdi.
Elbette hala ne olursa olsun ‘’benim partim bu’’ diyen Cumhuriyetçiler ve Trump hayranı olan bir kesim var. Bununla birlikte daha doğru adaylar, alternatif çözüm önerileri sunmakta sıkıntı yaşayan bir Demokrat Parti var. İbre şu an Demokratlardan yana ancak önümüzdeki birkaç hafta oldukça kritik.
Kaynak:
RealClearPolitics, Fox News, Marist, Trafalgar, Insider Advantage, Real Clear Politics, Nate’s Silver’s Bulletin, Emerson survey, YouGov Economist, Marist Polls, Cook Political Report
