Ara
Close this search box.

Birleşmiş Milletler Rüyası

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu hafta toplanıyor.

81. Genel Kurul toplantısı 22 Eylül Salı günü başlayıp 26 Eylül Cumartesi günü sona erecek.  Genel Sekreter Guterres’in raporunu sunmasının ardından Genel Kurul Başkanı, aynı zamanda  Bangladeş Dışişleri Bakanı olan Khalilur Rahman açılış konuşmasını yapacak ve açılışı takiben her zaman olduğu gibi ilk konuşmayı yapacak ülke Brezilya olacak ve ardından A.B.D Başkanı Trump da ikinci konuşmacı olarak kürsüde yerini alacak. Recep Tayyip Erdoğan’ın ismi de toplantının birinci günü konuşma yapacak 22 ülkenin içinde yer alıyor.  

Senelerdir Genel Kurul ile ilgili bana en çok sorulan iki soru ‘’neden yine Breziya ilk konuşmayı yapıyor’’ ile ‘’neden Amerika Başkanı Brezilya’dan sonra ilk konuşmayı yapıyor, buna kim karar veriyor’’ şeklinde olduğundan ben de hemen her sene yaptığım açıklamayı tekrar edeyim.

1945 senesinde kutulan Birleşmiş Milletler kurumunun ilk Genel Kurullarında hiçbir ülke ilk konuşmacı olmak istemezken Brezilya ısrarla ilk konuşmacı olmayı talep etmiş, aradan geçen senelerde bu talep ve sıralama bir gelenek hale gelmiştir. Yazılı bir kural yoktur. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı da, ev sahibi sıfatıyla ikinci konuşmayı yapar.

Bu sene gündem de yer alacak konuların başında Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu ve İsrail’in Filistin mezalimi ile İran krizi ve Sudan’da yaşananlar olacak.

İyi niyetle 2015 yılında oluşturulan ve 2030 senesinde tamamlanması hedeflenen ancak zaman içerisinde ‘’dostlar alışverişte görsün’’ şekline dönüşen 17 maddelik ‘’Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’’ yine gündemde yer alacak. Yoksulluk ve açlığa son, herkes için sağlıklı yaşam, adil ve kaliteli eğitim, cinsiyet eşitliği, temiz su ve hijyen, sürdürülebilir ucuz ve modern enerji, ekonomik refah, altyapı, sorumlu üretim ve tüketim, iklim değişikliği ile mücadele, barış ve adalet için güçlü kurumsallaşma gibi aslında olması gereken ancak sadece güzel konuşmalarla sonuç aranan konular yine gündemde yer alacak. Konuşmalarda elbette insan hakları, sevelim sevilelim konuşmaları da eksik olmayacak.

Bu senenin sürpriz gündem maddesi ise yapay zeka.

Kontrolsüz bir şekilde büyüyen ve gelişen yapay zeka konusunda hemen herkes belli bir kontrol olması gereğini ifade etse de, bu konuda öncülüğü kimseye kaptırmak istemeyen başta Amerika olmak üzere, Çin, Rusya, Kuzey Kore, Hindistan ve Pakistan’ın bir araya gelerek anlaşabilme ihtimali, siyasal islamcıların demokrasi ve laikliğe inanma ihtimallerinden fazla değil.

Bu gidişat doğal olarak Birleşmiş Milletler’in aldığı kararlar ve yaptırım gücünü sorgulamamıza sebep veriyor. Kimi ülkelerin işlerine gelince katıldıkları, işlerine gelmeyince katılmayıp gündem değiştirdikleri, güçlü ülkelerin güdümünde, yaptırım gücü olmayan bu kurumun ‘’orta oyunu’’ görüntüsü artık kimseyi memnun etmiyor. 

Bu yazıyı paylaş:
Facebook
Twitter
LinkedIn
Kaya Boztepe

Kaya Boztepe

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir